http://muzik.com/muzikdosyasi.mid Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! (hud.112) - Blogcu


Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! (hud.112)

25/6/2007 - Ey yüreğim!

Kategori: Siir

mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim.....





Ey yüreğim!

Sen gittin ama ben yine sana yazacağım...

Sen dinle beni soluksuz, dinler misin yüreğim?


"Bir sevda uyanmıştı o gece, yıldızlarla

Hiç zifiri karanlık olmayan buralarda

Gölgelerin en derinlerinde uykusuzca

Maviye boyanmıştı tüm hüzünler, boylu boyunca"..



Maviye boyanmıştı yüreğim, maviye..

Sana hissettirmedim hiç, hissettiremedim,

SEN YOKTUN...

Gözyaşlarım akmadı ki sileyim,

Ağlıyamadım ki susayım..

Aglayamadım ki sana geleyim..

Gelsem kabul eder miydin?
/Kim bilir ? /.. .

Ya ağlasaydım, kim susturcaktı beni?

Zaten gitmedin mi?,

Yeter miydi sanıyorsun gözyaşlarım susturmaya?

Yeter miydi yüregim sen söyle?

Sitem etme bana,

"Yıkılma" de bana,

"Yıkılmadın" de bana..

Güçlüsün sen de, ama bana sus deme..

Sus deme yüreğim..


"Sen gittin gideli,

Beni bana bıraktığın günden beri,

Dilim lal oldu,

Hasbihal edemedim, gözlerim bile sustu"..


Sustu yüregim!..

Ve az kaldı;


"Az kaldı baharlara,

Az kaldı umutlara"..

AZ KALDI YÜREĞİM...



Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/6/2007 - LEYLA!

Kategori: Siir

mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim.....

 

 

                                                         hüzünlü kız çocuğu

 

Leyla

Boşuna kurulma geçip karşıma,
O hayal yüzünü süzemem Leyla,
Sakın talip olma mezar taşıma,
Adını yanıma yazamam Leyla. 
Ben senin dünyana ait değilim,
Bu bir gönül hali, bu bir eğilim
Ayağım sendeyse ötede elim,
Bir gölge üstünde gezemem Leyla.
Bir âşığım ancak O sen değilsin
Nasıl bir faniye kalbim eğilsin,
Sonra sen, seveni mecnun edersin,
Attığın düğümü çözemem Leyla.
Bir sahte cilveye, yakmam kendimi,
Keskin bakışına kurdum bendimi,
Senin hatırına ben efendimi,
Ebedi yârimi üzemem Leyla.
Enseme çöksen de gözüm sılada,
Ruhumun gıdası, gökte ki balda,
Söz verdim elestte, yevm-i belada,
Dostumla ahdimi bozamam Leyla,
Bunca yol kat ettim, artık sapamam,
Göbekten bağlıyım, Can’dan kopamam,
Bir sönen yıldıza asla tapamam,
Çocuk bahçesinde azamam Leyla.
Beni meşgul edip kesme hızımı,
Dermanın almıyor artan sızımı
Bu yüzden elime alıp sazımı,
Ardına türküler dizemem Leyla.
Ne libas giydirin, ne inci takın,
Kiralık konaktan çıkmam çok yakın,
Bu bir heves değil, unutma sakın,
Hakiki mirastan bezemem Leyla.
Ey geçici rüya, ey ölümlü düş,
Sende bir Baki’nin arkasına düş,
Madem ki sonunda O’nadır dönüş,
Kendi mezarımı kazamam Leyla...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/6/2007 - Usta!...

Kategori: Siir

mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim.....

 

                                                       http://www.pbase.com/alem/image/63708079

İmtihan, derin çizgidir avuçlarımda

Sil baştan, aynı işte.. yine aynı kavga

Bu zamanda hak, doğru hep hor mu Usta!

Zor sevda bu Usta, anladım zor sevda!

Kaldıramam bunca yükü bilirsin ki

Çapım ne benim Usta, kilom ne ki

Yapma be kurban, bırakma.. etme Usta!

Desem de boş, kader bu değişmez ki..

Varlığım mahkum, yüreğim çarpmakta

Gönlüm ezelden tutulmuş bu deli aşka

Hem ağlar, yine de giderim be Usta!

Varsın olsun, yanmak varsa da ufukta

Beni bilirsin Usta! Sen bilirsin beni

Birtek Sen anladın zaten bu garip deliyi

Yalnız Sen anlarsın.. Sen anlarsın Usta!

Duyarsın nasılsa “gel” haykıran sesimi

Hak olsa da, bu zamanda olmazmış Usta!

Öyle dediler; sen kolayı seç, yanma..

Bilirim zor sevda! Zor sevda bu Usta!

Ama nafile, kaçmak yazılmamış kitaba

Gidiyorum yine bak Usta duymuş ol

Çaresiz, bu gidiş ateşe; tek çıkar yol

Yanalım gönlüne bereket, olsun be Usta!

Belli ki böylece diyorsun ruhuma artık ol!

Kolay mı be Usta! Olmak sanatında usta Sen

Ben zavallı çırak, günahlara kefaret yevmiyen

Yürüyorum kararsızca.. Bırakma.. Himmet Usta!

Sen yine de “ol” de kurban olurum belki ölmeden

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/6/2007 - Sen gittin ya!...

Kategori: Siir

mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim.....

 

          

 

SEN GİTTİN YA

Sen gittin ya sevgili, o ne öyle gidişti
Bilsen ki senden sonra neler neler değişti
Hasretin benliğimi alıp benden etmişti
Hayaline hapsoldum sensiz hayat değişti

Sen gittin ya sevgili, aşk kemale erişti
Hayallerle gerçekler, bir noktada kesişti
İradem bitap düştü, düşünceler çelişti
Umutlarım tükendi, o saf dünya değişti.

Sen gittin ya sevgili, anladım aşk ateşti
Neden bir aşk uğruna mecnun çöller gezmişti
Ve neden şirin için, Ferhat dağı delmişti
Anladım aşk ne demek, aşk anlamı değişti.

Sen gittin ya sevgili, bak bir mecnun yetişti
Dün gözüm masadaki, o resmine ilişti
Hala nasıl gülüyor, anlamadım ne işti
Resmin yerinden başka, evde her şey değişti

Sen gittin ya sevgili, diktiğin gül yetişti
Hasretle yarış tutup, geliştikçe gelişti
Goncalar güle döndü, dikenlerle sevişti
Bende bir gül sevmiştim, diken oldu değişti

Sen gittin ya sevgili, benim için bitişti
Yalnızlıklara beni, biçare terk edişti
Ayrılığa alıştım, bu şiir serzenişti   
Görsen tanıyamazsın, sensiz zeynep nasil değişti.

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/6/2007 - Aşk Nedir Şair?........

Kategori: Siir

mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim....

 

 

Aşk Nedir Şair

 

Hey şair, aşk nedir söyle dedi,
Perişan halli bir meczup deli...
Kara gözlü yare hasret mi?
Canana duyulan nefret mi?
Söyle çok bilmiş şair efendi,
Aşk nedir, ne değildir hele söyle dedi?

Mecnun’da ki aşk acep neydi?
Kara kuru leyla’ya mıydı sevgi?
Leyla’da gördüğü mevlaya mıydı?
Aklını başından alan, Mecnun’u çöllere salan neydi?
Yandıkça yanan gönül tandırndaki korsuz ateş miydi?

Yunus’daki aşk acep kimeydi;
Tapduk Emre miydi aynadaki güneşi?
Ruha dolan zikrullah'ın cezbesi mi?
Gönül dilini çözen, Yunus’u biçare eden neydi?
İçtikçe susatan, gönül çeşmesindeki tarifsiz mey miydi?

Mevlana’da aşk,
Şems ile sırrlı sohbeti miydi,?
Semadaki sırrı ilahi’nin şifresi miydi?
Mevlanayı döndüren, neyde dile gelen neydi?
Ölümü hoş kılan Şebi aruz’un sonsuz cezbesi miydi?

Nefis için aşk,
Zıtta duyulan cezbe miydi?
Cezbeden girlen alem miydi?
Kor ateş olup yakan, buz içinde nefsi kavuran dert neydi?
Fanide gizlenen baki alemin ölümsüzlük daveti miydi...

Ruh için aşk,
Bezm-i Aleme duyulan özlem mi?
Sıladaki sevgiliye olan hasret mi?
İlk nefeste ağlatan, son nefeste güldüren sır neydi?
Kabirden kozasını kelebeğe ördüren, öldüren sır neydi...

Yetim Hakkı için aşk;
Cevabı zor mu zor bilmece,
Bulmacayı çözmelisin meczup sen önce,
Elif ile başlar aşktaki ilk hece,
Nura sarılmış bekler zifiri katransı gece...
Nur için evvel zindan gerek,
Aşk için dertli gönül gerek,
Gönül demlenecek her çileden,
Çileden örülecek ipekten koza gerek,
Kozada ölüme mahkum gönüllü gerek,
Doğum için önce ölmek gerek,
Çileyi bilmezsen, kozaya girmezsen,
Aşkı sen de çözemezsin be şair,
Aşkı sen de bilemezsin be şair...

Ya meczup;
Aşk ne değildir dersen,
O Nefisten almaz suyunu,
Gönüldür aşkın tek yuvası,
Eliftir aşkın ilk kapısı,
Nazdır niyazdır hep gıdası,
Kök salar gönülde zamanla,
Eksilmez, eskimez asla,
Sonu, ucu olmaz be aşkın,
Serap misali, kavuşmak olmaz,
İçtikçe kanmak, kandıkça bıkmak olmaz,
Akıl anlayamaz, dil anlatamaz,
Vakti zamanı, yeri mekanı olmaz,
Sonunda pişmanlık duyulmaz,
Hesaba, kitaba sığmaz aşk be meczup,
Yoksa aşk ebedi aşk olmaz be meczup...

Ne dersin meczup?
Anlatabildim mi,
Aşk ne değildir?
Anlamadın mı...?
Boş ver be arkadaşım!
Ben de anlamadım,
Derdimize dert katmayalım,
Başımıza durduk yerde iş açmayalım,
Bir bilen varsa söyler elbet,
Bekleyelim görelim sabredelim,
Aşk üzerine kalem oynatan,
Laf üstüne laf koyan,
Nice aşık, nice maşuk var ya alemde,
Biri çözer bu bilmeceyi her halde,
Kördüğümü çözen İskender gibi,
Kimse bilemezse 'aşkı',
Gideriz ya arıya, ya ince belli karıncaya,
Sorarız aşkı birde onlara,
Onlar da çözemezse bilmeceyi,
Gideriz be meczup,
Yüceler yücesi mevla`ya...

 

 

Gönülden Damlalar-İnsan

 

Rabbim kimine ihsan eylemiş,
İşin asan, kendin handan eylemiş,
Dertten kederden azad edip,
Dünyasın daha baştan abad eylemiş.

Kimini dertten bizaar eylemiş,
Gam ile kedere duçar eylemiş,
Canı canana ağyar edip,
Dünyayı daha baştan pek dar eylemiş.

Kimini rabbim sultan eylemiş,
Malı mülkü hep tamam eylemiş,
Varsıla yoksula sertac edip,
Mizanı daha baştan yaman eylemiş.

Kimini baştan kurban eylemiş,
Sabır sebat ile imtihan eylemiş,
Hak-Batılı beyan edip,
Akibeti daha baştan ayan eylemiş.

Yetim Hakkı bilmez ki ne söylemiş,
Kimine pek hoş, kimine hep boş söylemiş,
Gönülden Yalnız Hakkı söyleyip,
Dünyasını zindan, Ukbasını daha baştan gülüstan eylemiş.
.................................

Arz-ı Halim

Kimi adem de olunca Aklı Selim,
Danışır her işin demez ki bir ben bilirim.
Maarifet, ilim sahibi olunca alim,
Geçer imbiğinden ilmin, bilir “Aynel Yakin”.

Kimi HALİM efendiden olunca zalim,
Oturur baş köşede keyf eder beyim,
Bilmez ki nicedir halim, aç susuz diyar-ı gurbette,
Görmez “Halim”efendim, uyur kaygısız kaşanede,
Bilmez ki ne çeker bu öksüz “Yetim” seherde,
Kalmış eşsiz, kimsesiz şu virane Bişkek’te...

................................................

Aşk Dileği

Dileğim benim, öyle bir aşk olsun ki;
Mahsun gönlüme yar olsun, bana bar (yük) değil,
Gülşende açan gül-ü gülizar olsun, can acıtan har (diken) değil.

İsterse sonum dar (ölüm) olsun, nefsime zor değil,
Benim aşkım hep nar olsun, İçi geçmiş kor değil…
Olursa ilelebed var olsun, bir atımlık zar değil,

Niyazım Hak’tan benim,
Ahu-zar eden hep “YetimHakkı” olsun,
Gönlüme şifa, derdime deva nazlı yar değil...

..........................................................

Ahım Kalmaz

Gönüller serapla kanmaz,
Faniler bir bir bırakır gider,
Kimseler yar olmaz gönlüme,
Taşta insaf olur da halime,
Vefasız yardan derman olmaz derdime...

Son nefesimi versem bir gün,
Zalimin umrunda olmaz halim,
Bin yıl kulu, kölesi olsam zalime,
Allah aşkına bir kez olsun dönüpte,
Bu mecnun kimdir diye sormaz gönlüne...

Sen de öğrenirsin ergeç bir gün,
Bu dünya kimseye kalmaz gülüm,
Beni deli divane eden kara kaşın, ela gözün,
Toz toprak olduğunda elbet bir gün,
Benden başka seni yine soran olmaz gülüm...

Eyy insafsız, eyy vefasız yar;
Senin için akan göz yaşlarım,
Heder olan güzelim gençlik yıllarım,
Kışa çevirdiğin o ilk ve tek baharım,
Ruz-i Mahşerde cezasız kalmaz o gün...

Ettiğin bu cefa, bu zulüm,
Sanma ki Hak katından duyulmaz,
Bilmez misin ki, Duymaz mısın ki;
Mazlumun ahı hiç yerde kalmaz iki gözüm,
Çıkar senden aheste aheste bana ettiğin zulüm...

Yine de sana kıyamam işte,
İstemem incinmesin saçından bir telin bile,
Lakin şu bitgin bezgin gönlüm,
Sabahlara dek bil ki gülüm,
Hakk’a niyaz eder oldu her gün,
Ne kadar sus desem de,
Unut gitsin o vefasızı desem de,
Gayri sustan, durdan anlamaz oldu,
Umutları bir bir soldu bu gönlün,
Teselliye kuru söz gayri yetmez oldu,
Korkarım güzelim, olanlar oldu,
Artık bu deli gönlüm ferman dinlemez oldu...
.............................................................


 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

kayıp bir kentim şimdi. tüm savaşlar benim üzerimde yapılmış, yağmalanmışım. bir bilsen, kaç zulüm ordusu girdi, kaç kez yerle bir edildi yüreğim. hep dost, hep yar göründüler, hep en derinden ateşe verdiler. bir bilsen, kaç kez yanmışım ben, kaç kez yara almış burçlarım. ben onardıkça, hep bir yıkan çıktı. kime sinemi açtıysam hep yılan çıktı.

Son Yazılarım

........
Gitmek lazım...
maziye
İşte Gidiyorum
ADIN BATSIN

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

  • Arapca
  • CANA
  • cicekler
  • cocuklar
  • Dua
  • Edebiyat
  • ikra
  • Maziye
  • oku
  • protesto
  • Resimler
  • Siir
  • siyer
  • .......
  • Arkadaşlarım

    ASFUR
    DeRTLi
    zulcenahayn
    fakiramagururlu
    baba
    adigebatur
    ebuhuzeyfe
    yalnizligaSERENAT
    kun
    cecenistan
    sabaruzgari
    BESMELE
    sehadetgulu
    kuheylan47
    nurcuu
    hanegah
    zoeloji
    zerirem
    zulcenaheyn
    HazanMevsimleri
    maisiyah
    mafrak
    uzlet
    vaktileyl
    byHaktan
    huseyinikbal
    sizintilar
    sendegittin
    cesmidil
    yolcuhsyn