10/1/2008 - Feryat...
mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim.....
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/11/2007 - iyi oldu gelmediğin...
mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim.....
|
Bu yol korkaklar için değildir
iyi oldu gelmediğin
Bu sulardan her babayiğit içemez,
Bu köprüden her benim diyen geçemez,
iyi oldu gelmediğin
Yumuşacık yürek gerek,
sevgi kadar derin gözler,
inançlı bir bilek gerek
iyi oldu gelmediğin. Sen, bilindik kıyıların sığ sularından açılmadan yaşarsın
Sen,okyanus mavisine uzaklardan bakarsın,
Biz,
yürüyemeyeceğin kadar uzak, düşleyemeyeceğin kadar renkli,
ve berrak bir ülkeye birlikte gidemezdik
Sen, açık denizlerden habersiz bir balık,
yalçın tepelerden uzak bir martısın.
Sen, benim için korkak, herkes için heryerdeki insansın.
İyi oldu gelmediğin.
Alınmanı istemem,
darılman üzer beni,
sana yalan söyleyemem. Tabi, hep sevdim seni,
sende sığ suları, sende martıları,
açık denizden habersiz balıkları,
sıradan insanları.
Geçemeyeceğin köprüleri,
düşleyemeyeceğin mavileri
sende korkaklığı sevdim.
Sende sevgisizliği sevdim.
İyi oldu gelmediğin. |
| Yorum yaz! |
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/9/2007 - Firak...
mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim.....

Sabahlara ayarlanmamış bir firak gecesinde
Sonu gelmeyen bir keder molasıdır yaşadığım.
Kalemi kör, harfleri kül eden bir ateştir söndüremediğim.
Ağlamaklı şiirler mırıldanırım gözyaşlarını akıtamadığım.
Yağmurları severim ben
Her damlasında sen yağan yağmurları
Gözyaşlarımla beraber yağarım
İçin için senle dolar, akarım
Bir dilek tutarım gökyüzüne uzanıp
Tüm yıldızları kanatırım
Adını sen koyarım.
Dualar üflerim gecenin sessizliğine,
Dualarımla ses olurum
Yüreğimin kubbelerinden seslenirim çok sesli ezanlarımı
Nağmesini senle doldururum
Türküler söylerim
Hüzne raptedilmiş sevdalar yankılanır içimde
Ağıdımı senle yakarım
Kelebekler kanatsız bıraktı işte hüznümü
Ağlayamadı şiirlerim
Harlandı Mecnun kelimelerim...
Hadi, gölgeni düşür üzerime
Gölgeli bir hüzün düşmeden sevincime...
MorMürekkep
Ne zaman ayrılık saati gelse En vazgeçilmez yerinde yaşamın Duysak ayak seslerini akşamın Ve sokaklardan el ayak çekilse Bir ürpertiyle duyarım o zaman Seni çağıran sesi uzaklardan
Ne zaman ayrılık saati gelse Bir gariplik çöker içime birden Kalan tek anı gibi bir devirden Durmadan çalınır o gamlı beste Sanki bilir dem hazin öykümüzü Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü
Ne zaman ayrılık saati gelse Bir çaresizliğe anlatır gibi Birden değişir gözlerinin rengi Mavi solar, koyulaşır yeşilse Sarınca ruhunu eski bir hüzün Uçar gider pembeliği yüzünün

Ne zaman ayrılık saati gelse Uzatsan özlemle dudaklarını Tüm ağaçlar döker yapraklarını Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe Sadece uğultusu o rüzgarın Ve bir umut kırıntısı: Belki yarın
 Ne zaman ayrılık saati gelse Bir fırtına çıkmaşcasına, büyük İçimdeki güllerin boynu bükük Bir zaman kalakalırım öylece Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım... Ümit Yaşar Oğuzcan

|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/9/2007 - Filistinli çocuk...
mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim.....
 


ey benim bir yanim yuregimin koparcasina attigi kanimin hizla aktigi adina agitlarin yakildigi FILISTIN daha bitmedi mi senin acilarin zalimler kirdilar mi kolunu kanadini aglattilar mi Mescid-i Aksa’ni aldilar mi senden masum cocuklarini ama bak bir cocuk var seni birakmayan FILISTININ SAPAN TASLI COCUGU
FILISTINLI COCUK
dun gece seni gordum ey aci yuklu elleri sapan tasli tanklara meydan okuyan masum filistinli cocuk
ey yureginde adamligi tasiyan bir yani daima kanayan ninnileri agit olan gozleri yasli filistinli cocuk meydanlarda tek mi kaldin? tanklara atacak tas mi kalmadi? o zaman al yuregimi ve at zalimin zulmune at zulmun orta yerine at seni anlamayan insanciklara ve at cagdas denilen dunyanin modern silahlarina
ey sehadeti bekleyen selahaddin misali yureginde cesareti yasayan eyyub misali sabreden masum filistinli cocuk
ey cocuk sen dogdugunda ninnilerin bomba besigin taslar olmustu oyuncagin ise hep sapan seni herkes sapan tasli cocuk diye tanidi adin filistinin sapan tasli cocugu oldu ellerin kalem yerine silahlari tuttu alfabeyi degil ALLAHu Ekberi ogrendin ilkin sonra sen parklarda degil savas meydanlarinin en on saflarindaydin
ey benim bir yanim yuregimin koparcasina attigi kanimin hizla aktigi adina agitlarin yakildigi FILISTIN daha bitmedi mi senin acilarin zalimler kirdilar mi kolunu kanadini aglattilar mi Mescid-i Aksa’ni aldilar mi senden masum cocuklarini ama bak bir cocuk var seni birakmayan FILISTININ SAPAN TASLI COCUGU bir elinde tas bir elinde zafer isareti dilinden hic eksIk olmayan ALLAHu Ekber nidalari meydanlarda seni ariyor haydi filistin cik ortaya ve al masum cocugu kucagina al huzur dolu gunleri ucurun birlikte baris guvercinlerini ve haykirin zalimlere karsi ALLAHu Ekber nidalarini…
Ey cocuk! elinde tuttugun tastan daha sert yurekler var karsinda oyle diksin ki Ibrahim kokuyor durusun isyanin gozlerinden okunuyor Kudus askin kalbinden sen de abini goremedin mi? sen de babani hic taniyamadin mi? uyurken de elinde bir gece ansizin kapinizi calar diye zalimler taslarla mi uyudun ey cocuk! kufre attigin tas buradan gul gibi duruyor senin ellerinde kirletemedikleri o minicik ellerinde ey cocuk tek mi kaldin yalniz mi kaldin bunca emanet sadece sana mi birakildi? sen de Ahmet Yasin gibi dargin misin? oyun yollarinizda baska bir cocugun olumune mi sahit oluyor o alnindan ve gozlerinden opulesi safligin ey cocuk dunyanin baska cocuklarina imrenmez misiniz? o ugruna olmeyi goze aldigin kutsal aslinda hepimizin o kucucuk omuzlarindaki bunca yukle ezilmez misin? kac intifada gordu senden onceki cocuklar kacinin mezar tasinda adi var? o bakislarindaki kahramanlik Ismail’i goz yaslarin Kerbela’yi hatirlatir ama bilesin elinden attigin her TASta FILISTIN zaferi yazilidir…! ALINTIDIR
http://www.youtube.com/watch?v=x8A2p9VbTWk&mode=related&search=
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/9/2007 - cenazeme bekliyorum seni ...
mutlu olan, üzülen,ağlayan,sevınen, gülen, yaşayan yanım..Yüreğim.....

Biliyorum, hiç beklemiyordun bu daveti.
Birden geliverdi değil mi.
“Daha dün konuşmuştuk ama..” diyorsun.
“Ama nasıl olur!”lar çekip çekiştiriyor iki yakanı.
“Hiç beklenmedik bir ölüm!” bu, değil mi?
“Vakitsiz”
“Erken!” “
Sürpriz!”
İşine ara vereceksin bugün...
Neşeni kaçırdım biliyorum.
Kocaman bir pürüz gibi duruverdim karşında.
Hızını kestim hayatının.
Dahası, üzerine alındın.
Ölüm bize de yaklaşırmış dedin.
Ölmesi kanıksanmış, öleceği gelmiş bir yaştayız artık.
Ölmüş olmasına şaşırılmayan bir adamım.
Bir baksana, ne değişti ki dünyada, ben eksildim diye.
Köprüde trafik akıyor hâlâ.
Ben öldüm diye şeritleri eksilmedi ya yolların.
Ben öldüm bu defa...
Hayret, şimdiye kadar hep başkalarıydı ölen.
Gitsem de gitmesen de farketmez bir cenaze olurdu camilerden birinin avlusunda.
Belki bir kalabalık çıkagelirdi önüme...
“Ölen biri çıkar bu şehirde her gün!” diye kanıksadığım
Adını bile sormaya zahmet etmediğin.
Eksilenin kim olduğuna aldırış etmediğin.
Gitti diye üzülmediğin birinin cenazesi işte.
Aynı manzara, aynı tabut, aynı üzgün yüzler.
Aynı güneş gözlükleri.
Sıradan bir cenaze yani.
Ama bu cenazeye mutlaka gitmeliyim.
Seni bilmem ama beni bekliyorlar.
Ayıp olur, çok ayıp...
Davetlilerin yüzüne bakamam sonra.
Dediği gibi şairin, bir musallalık saltanatım bu benim.
Başroldeyim.
Toprağa konulacak adam rolü benim.
Ardından ağlanılacak adamı ben oynayacağım.
Hiç itirazsız karanlığa uzanmak bana düştü bu defa.
Üzerine toprak atılan adamı.
Bir toprak yığının altında yüzü erimeye terkedilen adamı
Hüzünlerin müsebbibi olacak adamı.
Ayakkabısının kendisini bekleyeceği adamı.
Elbiseleri evden çıkarılacak adamı.
Yatağı boş kalacak adamı.
Akşam eve dönmeyecek adamı.
Eve dönmesi beklenmeyecek adamı.
Sofrada yeri boş duracak adamı.
Adı telefon rehberinden silinecek adamı.
Şehrin dudaklarından yarım ağız çıkmış bir hece gibi önemsizleşecek adamı.
Sevinçlerin ortasına en fazla bir hıçkırık gibi sokulsa bile hatıranın evinden hemen kapı dışarı edilecek adamı
Resmine bakıp bakıp da ağlanacak adamı belki.
“Adı neydi.... Hani.... şunu yapardı ya!” diye yokluğu normal bilinecek adamı.
Soluk bir resimde mahzun bir tebessümün ardında aşklarını saklayan, susturan adamı.
Ben oynuyorum bugün...
Sahnedeyim.
Senai Demirci
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
kayıp bir kentim şimdi.
tüm savaşlar benim üzerimde yapılmış,
yağmalanmışım.
bir bilsen, kaç zulüm ordusu girdi,
kaç kez yerle bir edildi yüreğim.
hep dost, hep yar göründüler,
hep en derinden ateşe verdiler.
bir bilsen, kaç kez yanmışım ben,
kaç kez yara almış burçlarım.
ben onardıkça, hep bir yıkan çıktı.
kime sinemi açtıysam hep yılan çıktı.
Kategoriler
ArapcaCANAciceklercocuklarDuaEdebiyatikraMaziyeokuprotestoResimlerSiirsiyer.......
Arkadaşlarım
• ASFUR • DeRTLi • zulcenahayn • fakiramagururlu • baba • adigebatur • ebuhuzeyfe • yalnizligaSERENAT • kun • cecenistan • sabaruzgari • BESMELE • sehadetgulu • kuheylan47 • nurcuu • hanegah • zoeloji • zerirem • zulcenaheyn • HazanMevsimleri • maisiyah • mafrak • uzlet • vaktileyl • byHaktan • huseyinikbal • sizintilar • sendegittin • cesmidil • yolcuhsyn
|